My Motto

Be compassionate to the needy, Neither squander wealth nor hoard it. Never lose your sense of shame, if questions are asked of you, answer them frankly but do not ask too many yourself. Be manly and of good cheer. Never kill a foe who is begging for mercy and be ever loyal in love

Own your own way

Do Not Go Where The Path May Lead, Go Instead Where There Is No Path And LEAVE a TRAIL ....
By R. Waldo Emerson
Showing posts with label poem. Show all posts
Showing posts with label poem. Show all posts

Tuesday, November 27, 2012

Dolunay Yüzlüm




Dolunay yüzlüm
Hayal gözlüm
Tatlı dillim
Kaderim
Sevgilim
Kaçamağım
Nişanlım
Eşim
Sırdaşım
Dert ortağım
Billur sözlüm
Dünüm
Günüm
Yarınım
Düşüm
Yağmurum
Güneşim 
Bulutum
Rüzgarım
Aşkım
Vatanım
Limanım 
Sığınağım
Ahu gözlüm
Sırma saçlım
Sevenim 
Sevilenim
Doğum
Batım
Ufkum
Kutbum
Yarim 
Helalim
Karım
Ocakta pişen aşım
Bacada tüten dumanım
Derdim
Kederim
Öfkem
Huzurum
Yurdum
Sevincim
Üzüntüm
Canım 
Cananım
Siyahım
Beyazım
Işığım
Cezam
Ödülüm
Durağım
Fırtınam
Başım
Taşım
Mezarım
Arım
Balım
çiçekim
Kanım
Suyum
Denizim
Sesim
Soluğum
Nefesim
Nefsim
Ciğerim
Dalım 
Gülüm
Hayatım
Herşeyim
Almila'm 
Yasemin'im
Dolunay yüzlüm

Monday, November 19, 2012

19,11,2012

Biliyo musun?
Bıkacaksın artık keşkelerden
Bazen yapacaksın
Çekip gideceksin ardına bakmadan
Umursamayacaksın,
Bırakacaksın, gözünü kırpmadan
Artık önemsemeyecek,
Gülmeyeceksin.
Kurtulacaksın boşa akan göz yaşından
Artık boşvereceksin,
Sıyrılacaksın gereksiz hoşgörüden
Ne olcak diye düşünmeyecek,
Ve artık sevmeyeceksin.
Acı çekeceksin
Ama unutmayacaksın,
Unutmayacaksın ki, bileceksin
Hastalıkta mı, sağlıkta mı?
İyi günde yoksa kötü günde mi?


Monday, May 9, 2011

Pablo Neruda' nın Muhteşem Şiiri

I WANNA SHARE THİS COZ I LİKE THİS POEM SO MUCH I KNOW IT IS TURKISH BUT K HAVE NO TIME THESE DAYS BUT WHEN I BE A CIVIL I AM GOING TO TRANSLATE IT INTO ENGLISH.

Yavaş yavaş ölürler,
Seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler,
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.

Yavaş yavaş ölürler!

Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler,
Bir yabancı ile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler!

Heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar.

Yavaş yavaş ölürler!

Aşkta veya işte bedbaht olup
yön değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için
risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar.

Yavaş yavaş ölürler!

Wednesday, April 7, 2010

I hope you will enjoy the the translation



IS MY TEAM PLOUGHING?

'Is my team ploughing,

That I was used to drive

And hear the harness jingle

When I was man alive?'

Ay, the horses trample,

The harness jingles now;

No change though you lie under

The land you used to plough.

'Is football playing

Along the river shore,

With lads to chase the leather,

Now I stand up no more?'

Ay, the ball is flying,

The lads play heart and soul;

The goal stands up, the keeper

Stands up to keep the goal.

'Is my girl happy,

That I thought hard to leave,

And has she tired of weeping

As she lies down at eve?'

Ay, she lies down lightly,

She lies not down to weep:

Your girl is well contented.

Be still, my lad, and sleep.

'Is my friend hearty,

Now I am thin and pine,

And has he found to sleep in

A better bed than mine?'

Yes, lad, I lie easy,

I lie as lads would choose;

I cheer a dead man's sweetheart,

Never ask me whose.


YİNE ATLARIM KOŞUYOR MU?

Atlarım eskiden benim sürdüğüm gibi

Tarlaları sürüyorlar mı?

Ve ben hayattayken olduğu gibi

Yine seslerini duyuruyorlar mı?

Evet atların yine çalışıyor

Ve sesleri şimdi duyuluyor

Senin eskiden sürdüğün toprakların altında

Yatman dışında bir değişiklik yok buralarda

Yine futbol oynanayor mu?

Nehir kıyıları boyunca?

Yine meşin yuvarlağın peşinde mi gençler?

Ben artık onlarla oynayamayacağım.

Evet top yine havalarda uçuşuyor

Ve gençler kan ter içinde onun peşinde

Şutlar çekiliyor kaleye

Ve kaleci onları tutmak derdinde.

Kendisinden ayrılmakta zorluk çektiğim

Sevgilim mutlu mu?

Artık yatağına uzanıp

Ağlamaktan vazgeçti mi?

Evet artık yatağında tatlı tatlı uzanıyor

Ağlamak için yatmıyor

Artık sevgilin yeterince mutlu

Sen endişelenme dostum rahat uyu.

Peki ya dostum yine içten mi?

Ben şimdi zayıf ve güçsüzüm

Ve kendisine uyumak için

Benimkinden daha iyi bir yatak buldu mu?

Evet artık huzur içinde yatıyorum

Tıpkı benim için isteyeceği gibi

Ve ölü bir adamın sevgilisini avutuyorum

Ama sakın kimin olduğunu sorma.

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin

Mevlana


...
Üzülme, dert etme can.
Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan, nefes alabiliyorsan,
yürüyebiliyorsan ne mutlu sana.
Elinde olmayanları söyleme bana.
Elinde olanlardan bahset can.
Üzülme.
Geceler hep kimsesiz mi geçecek?
Gidenler dönmeyecek mi?
Yitirdiğin her ne ise; bir bakarsın yağmurlu bir gecede veya bir bahar sabahında karşına çıkmış.
Bil ki, güzellikler de var bu hayatta.
Gel Git’lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin?
Hüzün olgunlaştırır,
Kaybetmek sabrı öğretir.

My Dear ISTANBUL

My Dear ISTANBUL