WE PUBLISH OUR NEWSPAPER EVERY MONTH AT ÜSKÜDAR DOĞA COLLEGE, I AM THE EDITOR, WRITER,PHOTOGRAPHER, PUBLISHER. IN SHORT, I AM THE EVERYTHING OF THE JOURNAL.
My Motto
Be compassionate to the needy, Neither squander wealth nor hoard it. Never lose your sense of shame, if questions are asked of you, answer them frankly but do not ask too many yourself. Be manly and of good cheer. Never kill a foe who is begging for mercy and be ever loyal in love
Own your own way
Do Not Go Where The Path May Lead, Go Instead Where There Is No Path And LEAVE a TRAIL ....
By R. Waldo Emerson
By R. Waldo Emerson
Showing posts with label Doğa. Show all posts
Showing posts with label Doğa. Show all posts
Friday, October 5, 2012
Monday, February 6, 2012
Regret
Sayın Müdür Bey
Bu e maili toplantıda bana cevap verme hakkı tanıyamadığınız içim gönderme ihtiyacı duydum. Lütfen mazur görün
Sizin de geçen dönemin başında söylediğiniz gibi danışmanlık, öğrencilerle ilgilenmek, onlarla haşır neşir olmak oldukça önemli bir süreçtir.
Bundandır ki danışmanlığımızdaki öğrencilerin bizi ismen ve iyi şekilde tanıması bizden beklenen en doğal şeydir. Sizin benim üzerimden örneklendirdiğiniz olayda kısmen haklı olduğunuzu fakat kısmen de haksız olduğunuzu düşündüm bazı hususlar olduğu kanaatindeyim. Şu konuda yerden göğe kadar haklısınız ki diyebileceğim bir tek kelime yok mevzu bahis olan veli ve öğrenci benim adımı duyduklarında beni tanımalıydılar fakat maalesef anımsayamamışlar. Velinin ismimi anımsayamaması bir yere kadar doğal karşılanabilecek bir olay olduğunu düşünüyorum zira işleri başından aşkın olduğu için "adımı" unutmuş olabilirler fakat şunu garanti edebilirim ki velimiz beni şahsen gördüğünde çok iyi tanıyacaktır. Fakat şunu da söylemeliyim ki Hamza'nın benim adımı hatırlayamamasını anlamış değilim çünkü Hamza benim danışmanlık listemde EN ÇOK ilgilendiğim öğrencidir en çok ilgilendiklerimden biri değil en çok ilgilendiğim öğrencidir.
Bu öğrencimiz dönem başında bu okuldan ayrılarak daha kolay olduğunu düşündüğü akşam lisesine geçmek istemişti, ben öğrenciyi bu kararından vazgeçirmek için haftalarca ona telkinlerde bulunarak okulu bırakması halinde eline nelerin geçip nelerin elinden gideceğini kendisine defaatle söylemiştim. Eksik olduğumu hissettiğim durumlarda 11. sınıflardan sorumlu müdür yardımcımız Hasan Hocadan yardımlar da aldım. Hasan hocama bu konuda kendisini Beşiktaş'ın futbol maçındayken bile aradım ve haber verdim. Kantinde bu öğrenciyle bir kere değil en az 10 kere çay içtim. Sadece çay içmekle kalmadım danışmanlığımdaki öğrencilerle Çamlıcada kahvaltıya gittim sadece bununla yetinmedim onlara daha yakın olabilmek için onlarla birlikte okul çıkışlarında saatlerce Play Station Oynadım. Yeri geldi Hasan hocamdan izin alarak salacaktaki kafelere beraberce gittim bunu bir kere değil defalarca yaptım. Öğrencileri her an takip edebilmek için twitter hesabı açtım ve onları ekledim ki ne halde olduklarını bilebileyim Ben Hamza'nın sizinle o evde nasıl bir ortamda görüştüğünü de biliyorum erkeklerin bir evde bayanların başka bir evde oturduğu bir nişan töreninde karşılaştığınızı biliyorum bu nişanın Hamza'nın ablasına ait olduğunu da biliyorum. Hamza'nın bir ara babasıyla haftalık 400 lira harçlık yüzünden arasının bozuk olduğunu da biliyorum. Hamza'nın bazı gençlik maceralarına heveslenip hafta sonları ve de okul çıkışları amcasının yanında çalışıp kendi parasını kazanmaya çalıştığını da biliyorum. Hamza'nın kız arkadaşının Avrupa yakasında bir okulda olduğunu ve Hamza'nın onu görebilmek uğruna ne tür sıkıntılar çektiğini de biliyorum. Hamza'nın sınıf geçmek daha kolay diye babasının cemaat geçmişine güvenerek cemaat kökenli bir okula gitmek istediğini biliyorum. Ben Hamzayla geçen dönem nerdeyse her gün görüştüm hiç birşey yapmadıysam tenefüste yanına gidip hal hatır sordum ki kaldı ki fırsat buldukça boş vakitlerimi 11- E sınıfda geçirmeye özen gösteririm.
Ben Hamza'nın babasıyla yüz yüze tam 3 görüşme yaptım veli toplantısını buna dahil etmiyorum ablalarından biriyle 1 kez yüz yüze görüşme yaptım. Annesini telefonla arayıp evdeki durumunu ayrı öğrenmek istedim ve konuştum.
Sonuç olarak söylemek istediğim şey ben Hamza ile bir çaydan fazlasını yaptım tek anlatmak istediğim sizin bir çay bile içmemişsiniz ithamını kabul etmememdir ama görüyorum ki bu yaptıklarımın hiçbiri Hamzaya adımı öğretememiş bunda da bütün sorumluluk bana aittir demek ki ben bir yerlerde hata veyahut hatalar yapmışım.
Şunu da atlamadan eklerim isterim ki Vatan Mobilyadan benim genel olarak bilgim yoktu sorduğunuz zaman içeriğiyle alakalı birşey bilmediğim için bilmiyorum dedim yoksa buranın Özata ailesine ait olduğunu biiliyordum.
Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim
İyi çalışmalar
İyi akşamlar
--
Saygılarımla / King Regards
M. Emre KARACA
English Language Teaching Instructor
Wednesday, October 5, 2011
05,10,2011
Bugün de daha yeni yaşamaya başladım yeni hayatımın sıradan günleri gibi başladı. Sabah 6 a yakın kalk,traş ol, dişini fırçala, üstünü giy ve servise yetişmek için paldur küldür evden çık. şimdi yazarken bile sıkılıyorum aman Tanrım sonra bindiğim kartal seervisinden ümraniyede in üsküdar servisne bin saat 07,30 a okula yetiş hergün aynı olan kahvaltıdan ye ve törenden sonra derse gir. Burası bir anadolu lisesi ama öğrencilerin çoğunun ingilizcesi berbat ve bana bu çoçuklara öğretmem için verilen kitap C1 IELTS eee tabi doğal olarak yapamıyorlar ve moralleri bozuluyor benimde moralim bozuluyor çünkü kendimi faydasız hissediyorum.Ama 11 FEN A sınıfı Allah şükür gayet iyi ve orda ders yapabiliyorum en azından yapabildiğime inanıyorum. ama diğerleri özellikle 11 TM C tam bir kabus bu sınıfla ne yapılır bilmiyorum bunları al direk çöpe at kimse aramaz bunlar nerde diye tabikide hepsinden bahsetmiyorum arada bikaç tane var onlarda arada kaynıyor. Doğa Üsküdar Kolejinde günler böyle. Neyse öyle yada böyle günü akşam ediyorum ve 15.00 da biten dersten sonra 17,30 servisi bekliyoruz eve gitmek için ama burdan çıkınca eve gidemiyorum ki servisten madenlerde iniyorum ve 2,5 yıldır çalıştığım Amerikan Kültüre gidiyorum orası burdan nispeten daha eğlenceli ve faydalı geçiyor ordan da akşam 9,45 gibi çıkıyorum sonra da eve gidip yorgunluktan pestili çıktığı halde öylece kanepede uyuyup kalan karımın yanına gidiyorum ve günler böylece geçiyor.
Subscribe to:
Posts (Atom)
Mevlana
...
Üzülme, dert etme can.
Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan, nefes alabiliyorsan, yürüyebiliyorsan ne mutlu sana.
Elinde olmayanları söyleme bana.
Elinde olanlardan bahset can.
Üzülme.
Geceler hep kimsesiz mi geçecek?
Gidenler dönmeyecek mi?
Yitirdiğin her ne ise; bir bakarsın yağmurlu bir gecede veya bir bahar sabahında karşına çıkmış.
Bil ki, güzellikler de var bu hayatta.
Gel Git’lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin?
Hüzün olgunlaştırır,
Kaybetmek sabrı öğretir.
Üzülme, dert etme can.
Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan, nefes alabiliyorsan, yürüyebiliyorsan ne mutlu sana.
Elinde olmayanları söyleme bana.
Elinde olanlardan bahset can.
Üzülme.
Geceler hep kimsesiz mi geçecek?
Gidenler dönmeyecek mi?
Yitirdiğin her ne ise; bir bakarsın yağmurlu bir gecede veya bir bahar sabahında karşına çıkmış.
Bil ki, güzellikler de var bu hayatta.
Gel Git’lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin?
Hüzün olgunlaştırır,
Kaybetmek sabrı öğretir.
My Dear ISTANBUL












